Altın Yatırımcıları Dikkat: Uzman Uyardı, Yükseliş Tarihi Şaşırtıcı
Ekonomi

Altın Yatırımcıları Dikkat: Uzman Uyardı, Yükseliş Tarihi Şaşırtıcı

1

Altın piyasasında yakın gelecekte önemli bir yükseliş bekleyen yatırımcıları yakından ilgilendiren bir değerlendirme yapan ekonomist Filiz Eryılmaz, küresel makroekonomik dinamikler ve jeopolitik gerilimler ışığında dikkatli bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı. Eryılmaz, altın fiyatlarında kalıcı ve güçlü bir artış trendinin ne zaman başlayacağına dair önemli bir zaman dilimi işaret ederek, yatırımcıların beklentilerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini ifade etti.

Televizyon programında küresel piyasalardaki güncel durumu ve geleceğe yönelik öngörülerini paylaşan Eryılmaz, özellikle ABD tahvil faizlerindeki seyir, Çin ekonomisinin durumu, süregelen savaş riskleri ve bu faktörlerin altın üzerindeki etkilerine dair kapsamlı açıklamalarda bulundu. Dünyada ekonomik büyümenin yavaşlama eğiliminde olduğunu ancak enflasyonist baskının devam ettiğini belirten Eryılmaz, bu tablonun 'stagflasyon' olarak adlandırılan, yani ekonomik durgunlukla birlikte yüksek enflasyonun yaşandığı bir süreci tetikleyebileceği endişesini dile getirdi.

Jeopolitik gelişmelerin küresel finans piyasalarında yeni bir dönemi başlattığını ve yatırımcıların risk algılarında belirgin bir değişim yaşandığını kaydeden Eryılmaz, bu durumu 'Tako Trade'ten Nako Trade'e geçiş' metaforuyla açıkladı. Bu yeni dönemin, çatışmaların kısa sürede sona ermeyeceği ve askeri hareketliliğin devam edeceği beklentisine dayandığını belirtti. Eryılmaz, bu durumun küresel enerji hatlarını etkileyerek petrol fiyatlarını yukarı çekeceğini ve dolayısıyla enflasyonist baskıyı daha da artıracağını öngördü. Uzun vadede enflasyonun düşürülemeyeceğine dair ciddi endişeler taşıdığını sözlerine ekledi.

ABD'deki tahvil faizlerinin yükselişinin hisse senedi piyasaları üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu, özellikle teknoloji sektöründeki hisselerin bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirten Eryılmaz, faiz oranlarının mevcut seviyelerde kalıcı olması halinde riskli varlıklardan çıkışın hızlanabileceği uyarısında bulundu. Dört nokta yetmiş beş seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanmasının ciddi bir risk teşkil edebileceğini ve birçok hissede önemli düşüşlere yol açabileceğini ifade etti. Çin ekonomisine dair makro verileri de değerlendiren Eryılmaz, sanayi üretimi, sabit sermaye yatırımları ve perakende satışlar gibi temel göstergelerin beklentilerin altında kaldığını gözlemlediklerini belirtti. Çin Merkez Bankası'nın faiz indirimlerinde temkinli bir politika izlemesinin ardında, faiz indiriminin yuanı daha da zayıflatacağı ve Çin'in en büyük korkusu olan sermaye kaçışını tetikleyebileceği endişesinin yattığını açıkladı. Türkiye'de uygulamaya konulan altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası gibi finansal araçların, makroekonomik açıdan finansal istikrara katkı sağladığını ve bu adımların 'bir taşla birkaç kuş vurulduğu' şeklinde yorumlanabileceğini ifade etti. Değerli metallere yönelik kısa vadeli beklentilerin sınırlı kaldığını öne süren Eryılmaz, jeopolitik risklerin azalması durumunda bile ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası seyrinin belirleyici olacağını vurguladı. Fed'in faiz indirimlerinin sınırlı kalacağı beklentisiyle, savaşın erken bitmesi halinde altının en fazla 5200-5300 bandını görebileceğini öngördü. Emtia piyasasındaki asıl yapısal kırılma ve güçlü yükselişin daha ileri bir vadede, özellikle 2027 yılında gerçekleşme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtti. Yatırımcılara, altın ve gümüş piyasalarındaki haber akışını, özellikle jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmeleri ve panik dalgalarından kaçınarak portföylerini yönetmeleri tavsiyesinde bulundu. Paralarını en az üçe bölerek, belirgin geri çekilmelerde kademeli alım yapmalarının stratejik bir yaklaşım olacağını önerdi. Piyasanın mevcut riskler nedeniyle olumlu gelişmelere karşı mesafeli durduğunu, çünkü her an tersine dönebileceği endişesinin hakim olduğunu sözlerine ekledi.

Paylaş

İlgili Haberler