Ankara'da Balkondan Düşen Kadının Ölümü Şüpheli: Cinayet İddiası Güçleniyor
Ankara'nın Eryaman semtinde 25 Mart tarihinde meydana gelen ve tüm Türkiye'yi sarsan olayda, 7. kattan çıplak halde düşerek yaşamını yitiren Türkan Biçer'in ölümüyle ilgili soruşturmada yeni ve oldukça çarpıcı bilgiler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Olayın ardından nişanlısı tutuklanırken, Biçer ailesi ise kızlarının ölümünün bir intihar olmadığını, kesinlikle bir cinayet olduğunu iddia ederek adaletin yerini bulmasını talep ediyor.
Türkan Biçer'in kız kardeşi Rabia Biçer, yaşadığı acıyı ve olayın üzerindeki şüpheleri dile getirirken, adli tıp kurumundaki ilk anları şu sözlerle aktardı: "Karakola gittiğimde bana doğrudan 'Başın sağ olsun' dediler. Bu sözler karşısında neye uğradığımı şaşırdım. Ablamın nerede olduğunu sorduğumda, Keçiören Adli Tıp'ta olduğunu bildirdiler. Orada ceset torbasını açtıklarında, 'Bu senin ablan mı?' sorusuyla karşılaştım. Ablamı tek başıma teşhis etmek zorunda kaldım." Bu ifadeler, olayın basit bir ölüm vakası olmadığını, ardında karmaşık ve trajik bir hikaye barındırdığını gözler önüne seriyor.
Kardeş Biçer, ablasının ölümünün kesinlikle bir intihar olmadığını vurgulayarak, komşulardan duyduğu çığlıkları ve arbede seslerini aktardı. "Komşular, balkondan 'İmdat, kurtarın beni' şeklinde yardım çığlıkları ve büyük bir boğuşma sesi duyduklarını ifade ettiler. Ablamın çıplak halde yere düşmesi ve ardından şahsın elinde bir çarşafla aşağıya inerek ablamın üzerini örtmesi, yaşananların normal bir durum olmadığını gösteriyor. Bu kadar soğukkanlılık ve hızlı tepki, bir cinayet şüphesini kuvvetlendiriyor." Bu detaylar, Türkan Biçer'in ölümünün sıradan bir kaza veya intihar olmadığını, vahim bir olayın sonucu olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Rabia Biçer, ablasının nişanlısı tarafından daha önce de fiziksel şiddete maruz kaldığına dair önemli iddialarda bulundu. Elinde ablasının kendisine bıraktığı bir ses kaydı olduğunu belirten Biçer, "Ablam bana bir ses kaydı göndermişti. Kayıtta, 'Nişanlım beni darp etti, kafamı duvara vurdu. Sonra da epilepsi krizi geçirdim' diyordu. Bu ses kaydı, ablamın yaşadığı dehşeti ve korkuyu açıkça ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı. Ayrıca, ölümünden sadece 8 saat önce ablasıyla görüştüğünü ve birlikte güldüklerini, alışveriş yaptıklarını, hatta ablasının saçını yaptığını belirten Rabia Biçer, "İntihar edecek bir ruh hali içinde değildi. Bana şiddet gördüğünü, çıplak halde kapı dışarı atıldığını anlattı. 'Beni o evden çıkar, kıyafetlerimi bile vermiyor, sen yanımdayken bana bir şey yapamaz' diyerek yardım istedi. Kurtulmaya çalışan bir kadın, 8 saat sonra nasıl kendi hayatına son verebilir? Bu soruların cevabı bulunmalı." diyerek olayın üzerindeki sis perdesinin kalkmasını istedi.