Bahçeli'den Öcalan'a statü önerisi: "Barış süreci koordinatörü olsun"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.
Bahçeli, Abdullah Öcalan için bir statü önerisi getirerek, bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarına hizmet etmesi gerektiğini belirtti.Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü adını öneren Bahçeli, Öcalan için "Abdullah Öcalan'a statü meselesinin konuşulması bizim açımızdan önemlidir.
Bu mesele yokmuş gibi davranılarak sürecin sağlıklı ilerlemesi mümkün değildir.
Barış süreci koordinatörü olmasını değerlendiriyorum." mesajını verdi.Bahçeli'nin KKTC'nin güvenliği ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin mesajlar veren Bahçeli, dış politikaya ilişkin de konuştu.
Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şöyle oldu: "Türkiye, Baklanlar, Kafkasya, Karadeniz, Doğu Akdeniz Ortadoğu Türk Dünyası arasında temas kurabilen bir merkez ülkedir.
Aynı anda birçok kriz anlarını okuyabilen farklı coğrafyalarla konuşabilen nadir devletlerden birdir.
Türkiye kendi söylemlerini politik söylemlerle yazmaz.
Türkiye diplomasi kanallarını açık tutar, arabuluculuk imkanlarını değerlendirir tarafların konuşabileceği zeminleri destekler yapıcı rol üstlenir.
Ancak barıştan yana durmak edilgenlik anlamı taşımaz.
Arabuluculuk herhangi bir küresel veya bölgesel projenin azası olmak anlamına gelmez.
Hiç bir ittifakın Türkiye'nin meşru haklarını aşındırmasına müsaade etmeyiz.
Türkiye kendi menfaatini göz ardı ederek görüş siyaseti yapmaz.
İç cephesi kırılgan olanın dış cephede manevra kabiliyeti azalır.
Türkiye'nin barıştan yana duruşu Doğu Akdeniz'de Ege'de ve Kıbrıs'ta aleyhimize gelişen oldu bittilere sessiz kalacağı anlamına gelmez.
Yurtta Sulh Cihanda Sulh mefkuresinin şekillendirdiği dış politikamız gereği Türkiye gerilim arayan bir ülke olmamıştır.
Fakat haklarını ve güvenlik alanını deniz yetki sahalarını Kıbrıs Türk'ünün varlık hakkını ve Ege'deki denge huk.unu yok sayan her adım karşısında kararlı bir Türkiye bulur.
Fransa'nın Yunanistan'ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin ve İsrail'in Doğu Akdeniz'de kurmaya çalıştığı güvenlik ve enerji merkezi temasları dikkatle takip edilmektedir. "KIBRIS'IN GÜVENLİĞİ HİÇBİR DIŞ TELKİNE EMANET EDİLMEZ" Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları, Kıbrıs Türk'ünün varlık hakkı ve Türk milletinin stratejik hafızasıdır.
Kıbrıs'ta toprak alım satımı yabancı mülkiyeti, stratejik bölgelerde taşınmaz ve yoğunlaşması ve ekonomik nüfus üretme girişimleri sıradan ticari işlem gibi görülemez.
Kimi zaman egemenlik hakkının belgesidir.Kıbrıs Türk'ünün güvenliği, toprağı, egemenliği ve geleceğe hiçbir hayale, hiçbir dış telkine, hiçbir diplomatik seraba emanet edilemez.
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 'nin varlık hakkını koruyacak, Doğu Akdeniz'deki meşru çıkarlarını başkalarının onayına bağlamayacak, Ege'deki denge hukukunun aşındırılmasına müsaade etmeyecektir. "BİZ BU YOLA BAŞ KOYDUK" Terörün tasfiye edildiği güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı şehirlerin, kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu Türkiye'de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır.