CHP’li Rızvanoğlu: Türkiye su stresi yaşayan bir ülke
Yaşam

CHP’li Rızvanoğlu: Türkiye su stresi yaşayan bir ülke

16

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Türkiye su stresi yaşayan bir ülke. 14 Mart’ta yayımlanan ikinci Ulusal Su Planı da bunu açıkça ortaya koyuyor.

Ama plan aynı zamanda iktidarın bu durumu yönetemediğini de ortaya koyuyor" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin giderek derinleşen su krizine dikkati çekti.Su kaynaklarının giderek artan biçimde rant baskısı altında olduğunu, iktidarın bu sorunu yönetemediğini ifade eden Rızvanoğlu, "Bugün 22 Mart Dünya Su Günü.

Çünkü Türkiye su stresi yaşayan bir ülke. 14 Mart’ta yayımlanan ikinci Ulusal Su Planı da bunu açıkça ortaya koyuyor.

Ama plan aynı zamanda iktidarın bu durumu yönetemediğini de ortaya koyuyor.

Çünkü Türkiye’nin su gerçeği yıllardır belgelerle, şura kararlarıyla, planlarla ortaya konuluyor.Örneğin, 2019–2023 Ulusal Su Planı açıkça uyarıyordu.

Türkiye’nin gelecekte su sıkıntısı çeken, su stresi yaşayan bir ülke olabileceğini söylüyordu.

Su Yönetimi Özel İhtisas Raporu da dedi ki: Türkiye sanıldığı gibi su zengini bir ülke değil.

İklim değişikliğiyle bu rakam 2030’da 757’ye, 2 bin 100’de 632’ye düşmesi bekleniyor.

Kuraklığın da etkisiyle bugünkü duruma gelindi" diye konuştu. "TARIMSAL SULAMA VERİMLİLİĞİ HANGİ TEŞVİK VE YASAL ARAÇLARLA GELİŞTİRİLECEK" Türkiye’de suyun yüzde 79’unun tarımda kullanıldığına işaret eden ve iktidarın suyu hâlâ yalnızca ekonomik bir kaynak olarak değerlendirdiğini ifade eden Rızvanoğlu şunları söyledi:"Ne diyorlar.

Sulama verimliliğini yüzde 52’den 2030’a kadar yüzde 60’a çıkaracağız diyorlar.

Bundan sonra hangi teşvikle, hangi yasal araçla yapacaksınız?

Ama iktidarda bu anlayış yok.Sahada örneklerini görüyoruz: Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın su toplama havzasında, baraja 1,4 ve 4,5 kilometre mesafede maden projeleri planlanıyor. uluslararası koruma statüsüne sahip Seyfe Gölü’nün su toplama havzasının yüzde 94’ü madencilik ruhsatlarıyla kaplanmış durumda.

Aslında devletin su yönetimi raporu açık: ‘Maden ruhsatı verilirken yeraltı sularına etkiler dikkate alınmalı.’ Peki uygulamada ne oluyor?

Mesele, siyasi irade meselesi." "SU KANUNU VE TAŞKIN KANUNU ACİLEN ÇIKARILMALI" Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaklaşımının net olduğunu belirten Rızvanoğlu, Türkiye’nin zaman kaybedecek lüksü bulunmadığını kaydetti.

Rızvanoğlu, "Suyu korumak için Su Kanunu ve Taşkın Kanunu derhal çıkarılmalıdır.

Bu kanunların özü; havza temelli, koruyan ve ekosistemi merkeze alan bir yönetim anlayışına dayanmalıdır.

Buradan açıkça söylüyoruz: Türkiye’yi su fakiri bir ülke haline getirmeyeceğiz.

Paylaş

İlgili Haberler