DSÖ'den Kongo Ebola Salgını İçin Kritik Uyarı: Yayılma Sürüyor
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğu bölgelerinde etkili olan ve şu ana kadar 130'dan fazla can kaybına yol açan Ebola salgınının yayılma eğilimini sürdürdüğü yönünde önemli bir açıklama yaptı. Örgüt yetkilileri, salgının başlangıç tarihinin yaklaşık iki ay öncesine dayandığını tahmin ettiklerini belirtti. Nadir görülen ve henüz etkili bir aşısı bulunmayan Bundibugyo türü Ebola virüsünün, geçtiğimiz Cuma günü itibarıyla bilimsel olarak doğrulanması, endişeleri artırdı. Uzmanlar, virüsün yoğun nüfuslu bölgelerde uzun süre fark edilmeden yayılmış olmasının, hem yeni vakaların tespitini hem de virüsle temas etmiş kişilerin takibini son derece güçleştirdiğine dikkat çekiyor.
DSÖ, salgının kontrol altına alınmasındaki zorluklara işaret ederek, ilk belirtilerin ortaya çıkması ile laboratuvar ortamında virüsün kesin olarak teşhis edilmesi arasında geçen yaklaşık dört haftalık gecikmenin, salgının yayılma hızını artıran en kritik faktörlerden biri olduğunu vurguladı. Örgütün salgın ve virüs tehditleri alanındaki yetkilisi Anais Legand, Cenevre'de yaptığı basın toplantısında, salgının tam olarak nerede ve ne zaman başladığına dair araştırmaların devam ettiğini ancak mevcut verilerin, hastalığın birkaç ay önce ortaya çıkmış olabileceği ihtimalini güçlendirdiğini ifade etti. Bu durum, virüsün toplum içinde ne kadar geniş bir alana yayıldığına dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus tarafından paylaşılan güncel bilgilere göre, salgın süresince toplamda 600'e yakın şüpheli vaka rapor edildi ve 139 şüpheli ölüm kaydedildi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde laboratuvar testleriyle kesinleşen vaka sayısı 51'e ulaşırken, komşu ülke Uganda'da da iki doğrulanmış vakanın tespit edilmesi, salgının bölgesel bir tehdit haline geldiğini gösteriyor. Yetkililer, virüsün sınır ötesi yayılma potansiyeli nedeniyle uluslararası düzeyde de teyakkuz halinde olunması gerektiğini belirtiyor.
DSÖ Acil Durum Komitesi, mevcut durumu 'uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu' olarak sınıflandırdı. Ancak, salgının henüz pandemi seviyesinde bir tehdit oluşturmadığı değerlendirmesi yapıldı. Örgüt, hastalığın yayılma riskinin artması üzerine geçtiğimiz hafta sonu acil durum ilan ederek, uluslararası toplumu daha fazla önlem almaya ve destek sağlamaya davet etti. Salgınla mücadele kapsamında, bölgeye ek sağlık ekipleri ve malzeme gönderilmesi planlanıyor. Ayrıca, halkın hijyen kurallarına uyması ve şüpheli belirtilerde derhal sağlık kuruluşlarına başvurması konusunda bilgilendirme çalışmaları da yoğunlaştırıldı.