Güneş Enerjili Uçakla 8 Günlük Rekor Uçuş: Sonrası Hüsranla Bitti
Dünya

Güneş Enerjili Uçakla 8 Günlük Rekor Uçuş: Sonrası Hüsranla Bitti

8

Havacılık tarihinde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir başarıya imza atan güneş enerjili insansız hava aracı Solar Impulse 2, tam 8 gün boyunca tek bir damla yakıt harcamadan gökyüzünde kalmayı başardı. Bu olağanüstü performans, sürdürülebilir enerji kaynaklarının potansiyelini bir kez daha gözler önüne sererken, havacılık teknolojisinin geldiği noktayı da kanıtlar nitelikteydi. Ancak bu destansı yolculuğun sonu, beklenmedik bir kaza ile hüsranla noktalandı.

Mississippi'deki Stennis Uluslararası Havalimanı'ndan otonom bir test uçuşu için havalanan Solar Impulse 2, uzun süren görevi boyunca önemli veriler topladı. Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) tarafından hazırlanan raporlar, uçuşun ilerleyen aşamalarında yaşanan bir teknik arızanın, aracın güç kaybetmesine yol açtığını ortaya koydu. Bu güç kaybı, ne yazık ki aracın kontrolünü kaybetmesine ve Meksika Körfezi'nin sularına çakılmasına neden oldu. Şans eseri, kazanın gerçekleştiği sırada uçakta herhangi bir pilot bulunmuyordu ve bu nedenle can kaybı yaşanmadı.

2011 yılında yapımına başlanan Solar Impulse 2, boyutlarıyla da dikkat çekiyordu. 72 metrelik devasa kanat açıklığı, bir Boeing 747 yolcu uçağını geride bırakıyordu. Buna rağmen, hafifliğiyle bilinen karbon fiber gövdesi sayesinde toplam ağırlığı sadece 2 bin 300 kilogramdı; bu da onu standart bir SUV (Spor Amaçlı Araç) ile aynı kütleye sahip kılıyordu. Kanatlarının üzerine yerleştirilmiş yaklaşık 17 bin adet yüksek verimli güneş hücresi, aracın enerji ihtiyacını karşılıyordu. Ortalama 75 kilometrelik saat hızlarıyla seyahat edebilen bu özel hava aracı, sürdürülebilir enerjiye olan bağlılığın bir sembolü haline gelmişti. Proje lideri Bertrand Piccard önderliğinde, 2015 ve 2016 yıllarında 40 bin kilometrelik dünya turunu başarıyla tamamlayarak küresel ölçekte büyük takdir toplamıştı.

Sürdürülebilir havacılığın öncüsü olarak görülen Solar Impulse 2, dünya turunun ardından yön değiştirdi ve 2019 yılında Skydweller Aero adlı şirket tarafından satın alındı. Şirket, bu ileri teknolojiyi sürekli uçuş yapabilen otonom insansız hava araçları geliştirmek ve bu araçları askeri veya ticari gözetleme görevlerinde kullanmak amacıyla bir test platformuna dönüştürdü. Uçağın sivil kullanım amacından askeri ve güvenlik odaklı projelere kaydırılması bazı çevrelerce eleştirilse de, şirketten yapılan açıklamalarda uçağın silahlandırılmayacağına dair sözleşmesel güvenceler bulunduğu belirtildi. Skydweller Aero, bu prototipten elde edeceği operasyonel verilerle, uyuşturucu kaçakçılığı, deniz haydutluğu ve çatışma bölgelerinin kesintisiz olarak izlenmesi gibi kritik görevler için insansız bir filo kurmayı hedefliyordu.

Talihsiz kazanın, ABD Donanması tarafından düzenlenen Filo Tatbikatı (FLEX) 26 kapsamındaki tarihi bir denemenin hemen ardından meydana geldiği öğrenildi. Skydweller Aero tarafından yapılan resmi açıklamada, aracın 8 gün ve 14 saatlik kesintisiz uçuşuyla rekor düzeyde bir otonom deniz devriye görevi gerçekleştirdiği doğrulandı. Görevi başarıyla tamamlayan hava aracı, üsse dönüş yolunda beklenmedik bir engelle karşılaştı. İrtifasını korumak için yüksek miktarda enerjiye ihtiyaç duyan uçak, ağır ve olumsuz hava şartlarıyla mücadele etmek zorunda kaldı. Bu zorlu koşullar altında güneş panellerinin yeterli enerjiyi üretememesi sonucunda enerji depoları tükendi. Aracın yerleşik otonom sistemleri tarafından kontrollü bir şekilde suya indirilme çabası sonuç vermedi ve aracın gövdesi kurtarılamayarak kullanılamaz hale geldi.

Paylaş

İlgili Haberler