Kadın Şirket Yöneticisinden Şok İddialar: 'Onur Kırıcı Uygulamalara Maruz Kaldım'
İstanbul'da önemli bir şirketin medya yöneticisi, gözaltına alındıktan tam 443 gün sonra mahkemede verdiği ifadelerle Türkiye'yi derinden sarstı. Kendisine ve ailesine yönelik kötü muameleler, çocuklarının tehdit edilmesi gibi yaşadığı dehşet verici anıları anlatan yöneticinin sözleri, salonda bulunanları gözyaşlarına boğdu. Yaşadıklarını anlatırken, "Bu yapılanlar insanların onurunu kırmak için gerçekleştiriliyor. Ben utanmıyorum ama bu zulmü yapanlar utansın" şeklindeki sözleri, olayın vahametini gözler önüne serdi.
Gözaltı sürecinin detaylarını aktaran şirket yöneticisi, evinden alınırken gösterilen sert tavırlardan bahsetti. Savcılık aşamasında çocuklarının maruz kaldığı tehditlerin kendisini ne denli yıprattığını dile getirdi. O anlarda çocuğuna bir bardak su bile veremediğini belirten Türker, süreci kolaylaştıran insani bir polis memurunun varlığından da söz etti. Bu memurun, sağlık kontrolü sırasında annesini arayarak kızının iyi olduğunu bildirmesi üzerine, evden çıktığı anlardaki durumu biraz olsun hafiflettiğini ifade etti.
Emniyetteki sorgu odasına benzer bir yerde yaşadığı aşağılayıcı muameleleri tüm çıplaklığıyla anlatan yöneticinin ifadeleri, dinleyenleri dehşete düşürdü. Bir kadın memurun, 'Arama yapacağız' diyerek kendisini arşiv odası benzeri bir yere aldığını ve eldiven takarak üstünü çıkarmasını istediğini aktardı. Ancak bu isteğin burada bitmediğini belirten Türker, eşofmanını ve ardından iç çamaşırını da indirmesinin talep edildiğini, bu durum karşısında şaşkınlığını gizleyemediğini söyledi. Ardından yere çömelmesi ve daha da rencide edici talimatlar alması üzerine yaşadığı onur kırıklığını dile getirdi. "Utanan varsa salondan çıksın, ben utanmıyorum. Çünkü bu, insanların onurunu, gururunu yok etmek için yapılıyor. Asıl utanması gerekenler, bunu yapanlardır" diyerek tepkisini dile getirdi.
Yaşanan bu vahim iddialar üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce bu konularla ilgili yaptığı resmi açıklamayı yeniden gündeme getirdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise iddiaları reddederek, gözaltı ve arama işlemlerinin tamamının yasal mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini savundu. Bu gelişmeler, milletvekillerinin de dikkatini çekti. Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ve Halkların Demokratik Partisi Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'na konuyla ilgili soru önergeleri sunarak, iddiaların incelenmesini talep etti.