Kuzey Amerika'nın En Büyük Yeraltı Gölü Ulusal Anıt Statüsü Kazandı
Dünya

Kuzey Amerika'nın En Büyük Yeraltı Gölü Ulusal Anıt Statüsü Kazandı

7

Amerika Birleşik Devletleri'nin Tennessee eyaletinde yer alan Craighead Mağaraları'nda, bir asırdan uzun süredir keşfi tamamlanamayan devasa bir yeraltı gölüne ev sahipliği yapmaktadır. Bu olağanüstü su kütlesi, artık Kuzey Amerika kıtasının en büyük yer altı su kaynağı unvanını taşıyarak ulusal doğal anıt statüsüyle koruma altına alınmıştır. Tennessee'nin Sweetwater ve Madisonville kasabaları arasındaki coğrafyada bulunan mağara sistemi, ilk defa 1905 yılında genç kaşif Ben Sands'in dar bir geçitten ulaşmayı başardığı büyük bir su odasıyla bilim dünyasının dikkatini çekmişti.

Yerli halk Çerokilerin kadim dönemlerden bu yana bildiği mağara ağının çok daha derinliklerinde gizlendiği anlaşılan bu doğal harika, 'Kayıp Deniz' (The Lost Sea) adıyla anılmaktadır. Mağara sistemi sadece bu muazzam yeraltı gölüyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda barındırdığı zengin tarihi eserler ve fosil kalıntılarla da dikkat çekmektedir. Mağaranın 'konsey odası' olarak bilinen bölümünde Çeroki kültürüne ait ok uçları, süs eşyaları ve silahlar gibi arkeolojik buluntulara rastlanırken, derin kanyonlarda yaklaşık 20 bin yıl öncesine, Pleistosen dönemine ait olduğu belirlenen dev kedi türü jaguara ait ayak izleri ve kemik parçaları da tespit edilmiştir.

Mevcut ölçümlere göre, yeraltı gölünün yüzeyde görünen kısmı yaklaşık 243 metre uzunluğunda ve 67 metre genişliğindedir. Ancak su altı araştırmaları, bu gözle görülür alanın, birbirine bağlı başka odalara doğru genişlediğini ve toplam keşfedilmiş su yüzeyinin 5,2 hektarı aştığını ortaya koymaktadır. Uzman dalgıçlar tarafından yürütülen detaylı haritalama çalışmalarına rağmen, Kuzey Amerika'nın en büyük yeraltı gölü olarak kabul edilen bu yapının kesin sınırları ve en uç noktası henüz tam olarak belirlenememiştir. Bu gizemli yapının keşfedilmeyi bekleyen daha pek çok sırrı barındırdığı düşünülmektedir.

Gölün turizme açılmasının ardından, buraya yerleştirilen yaklaşık 300 adet gökkuşağı alabalığının, tam anlamıyla güneş ışığından yoksun olan bu benzersiz ortamda zamanla belirgin biyolojik değişimler geçirdiği gözlemlenmiştir. Mağara rehberlerinden alınan bilgilere göre, doğal aydınlatmanın bulunmadığı bu suda yaşayan balıklar, zamanla görme yeteneklerini yitirme ve vücutlarındaki renk pigmentlerini kaybetme eğilimi göstermektedir. Yıllık ortalama 150 bin ziyaretçiyi ağırlayan bu ulusal doğal anıt, hem çözülemeyen derinliklerinin sunduğu gizem hem de kendine özgü izole ekosistemiyle bilimsel araştırmalar için önemli bir merkez olmaya devam etmektedir.

Paylaş

İlgili Haberler