Tuzla, UNESCO Tarafından "Tsunamiye Hazır Kent" Olarak Tescillendi
Tuzla, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) bünyesindeki Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu (IOC) tarafından yürütülen prestijli 'Tsunami Ready Recognition Programme' çerçevesinde 'Tsunamiye Hazır Kent' statüsüne layık görüldü. Bu önemli başarı, Tuzla'nın doğal afetlere, özellikle de tsunami gibi yıkıcı deniz olaylarına karşı gösterdiği hazırlık ve dirençlilik seviyesini uluslararası düzeyde tescil etti. Sertifika takdim töreni, ilçe protokolünün ve ilgili kurum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi ve Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl'e takdim edildi.
Törende, İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, UNESCO IOC / NİİM-TIVIS Yönetişim Görev Takımı Eş Başkanı Dr. Musavver Didem Cambaz gibi önemli isimler hazır bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi temsilcileri, belediye başkan yardımcıları, müdürler, meclis üyeleri, muhtarlar, AFAD yetkilileri, Kartal Arama Kurtarma ekibi, İstanbul İtfaiye Teşkilatı, Tuzla Belediyesi Arama Kurtarma ekibi ve Türk Kızılay temsilcileri de bu anlamlı günde yerlerini aldı. Bu iş birliği ve katılım, sertifikanın sadece bir ilçe için değil, aynı zamanda bölgesel afet hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi açısından da taşıdığı önemi vurguladı.
UNESCO IOC tarafından geliştirilen bu program, kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların tsunami gibi deniz kaynaklı afetlere karşı hazırlıklarını en üst düzeye çıkarmayı ve bu bölgeleri daha dirençli hale getirmeyi amaçlıyor. Özellikle 'CoastWAVE 2.0 Projesi' gibi uluslararası girişimler aracılığıyla, Kuzeydoğu Atlantik ve Akdeniz gibi riskli bölgelerdeki kıyı topluluklarının afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Türkiye'de AFAD İstanbul İl Müdürlüğü'nün koordinasyonunda ilerleyen bu projede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Daire Başkanlığı (AKOM), İBB Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürlüğü, Tuzla Kaymakamlığı, Kartal Kaymakamlığı ve her iki ilçenin belediyeleri de aktif destek sağlayarak önemli bir rol üstlendi.
Tuzla'nın coğrafi konumu ve yapılaşma özellikleri, ilçeyi tsunami tehlikesi açısından hassas bir bölge haline getiriyor. Özellikle tersaneler bölgesi, sahil şeridindeki rekreasyon alanları, marineler, alışveriş merkezleri, eğitim kurumları, askeri alanlar ve yoğun kıyı kullanımı gibi unsurlar, potansiyel bir tsunami durumunda riskin artmasına neden olabiliyor. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü tarafından yapılan detaylı senaryo analizlerine göre, Marmara Denizi'nde meydana gelebilecek büyük bir depremin tetikleyeceği tsunami dalgalarının, Tuzla kıyılarında yaklaşık 6,34 metrelik bir yüksekliğe ulaşabileceği ve denizin bazı yerlerde karada yaklaşık 600 metreye kadar ilerleyebileceği öngörülüyor. Bu bilimsel veriler, ilçenin bu tür bir felakete karşı ne kadar hazırlıklı olması gerektiğinin altını çiziyor.
Bu öngörüler doğrultusunda Tuzla'da kapsamlı hazırlık çalışmaları hayata geçirildi. Tsunami riski taşıyan bölgeler titizlikle belirlendi, acil durum tahliye güzergahları planlandı ve güvenli toplanma alanları oluşturuldu. Riskli bölgelere tsunami yönlendirmelerini ve tahliye bilgilerini içeren uyarıcı tabelalar yerleştirildi. Vatandaşların bilinçlendirilmesi amacıyla bilgilendirme broşürleri dağıtıldı, billboardlar kullanılarak görsel farkındalık kampanyaları düzenlendi. Kamu kurumları, okullar, iş yerleri ve genel halk kesimleri için düzenli eğitimler ve tatbikatlar gerçekleştirildi. Barbaros İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilen tsunami tahliye tatbikatı, bu çalışmaların somut bir örneğini oluşturdu. Ayrıca, kritik öneme sahip tesisler, tersaneler, marinalar, üniversiteler ve eğitim kurumları gibi noktalarda da özel bilgilendirme faaliyetleri yürütüldü. AFAD ve Kandilli Rasathanesi'nin erken uyarı sistemleriyle entegre tsunami izleme ve uyarı mekanizmalarına yönelik planlamalar da bu sürecin önemli bir parçası oldu.
Olası bir tsunami durumunda halkın hızlı ve etkin bir şekilde bilgilendirilmesi amacıyla siren sistemleri, cami merkezi yayın anons sistemleri, toplu SMS bilgilendirme altyapısı ve internet tabanlı duyuru kanalları gibi çeşitli iletişim araçlarının entegrasyonu üzerinde çalışıldı. Bu sistemler sayesinde, afet anında en doğru ve güncel bilgilerin vatandaşlara anında ulaştırılması hedefleniyor. Olası bir tsunami tehdidiyle karşılaşıldığında, AFAD, İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKOM, Tuzla Belediyesi, kaymakamlık birimleri, emniyet teşkilatı, sahil güvenlik, liman başkanlığı, sağlık kuruluşları ve diğer ilgili tüm kamu kurumları arasında kusursuz bir koordinasyon sağlanarak, tahliye ve müdahale süreçlerinin en etkin şekilde yürütülmesi planlanıyor. Bu koordineli çalışma yapısı, afet anında karmaşayı en aza indirmeyi ve can kayıplarını önlemeyi amaçlıyor.
Süreçle ilgili açıklamalarda bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürü Evrim Yavuz, çalışmaların 2019 yılından bu yana kesintisiz sürdürüldüğünü belirterek, bu süreçte emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkürlerini iletti. AFAD İstanbul İl Müdürü ve aynı zamanda Ulusal Tsunami Hazır Konseyi Başkanı olan Prof. Dr. Haluk Özener, programın temel hedeflerini ve bugüne kadar kat edilen mesafeyi aktararak, Tuzla'nın bu unvanı Kartal ile birlikte Türkiye'de alan ikinci ilçe olduğunu vurguladı. UNESCO IOC / NİİM-TIVIS Yönetişim Görev Takımı Eş Başkanı Dr. Musavver Didem Cambaz da programın küresel önemine dikkat çekerek, bu başarının arkasındaki kolektif emeği takdir etti.
Törende yaptığı konuşmada Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, ilçenin afetlere karşı daha dirençli bir yapıya kavuşması için yürütülen çalışmaların önemli bir kilometre taşını geride bıraktıklarını belirtti. Marmara Denizi'nin bir deprem ve dolayısıyla tsunami riski taşıyan bir bölge olduğunu hatırlatan Bingöl, bu riskin bilimsel verilerle ve kurumlar arası güçlü iş birliğiyle ele alındığını vurguladı. Kandilli Rasathanesi ve İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü'nün hazırladığı senaryolara göre, olası bir tsunami durumunda su seviyesinin 6 metreyi aşabileceği ve karada 600 metreye kadar ilerleyebileceği bilgisini paylaşan Başkan Bingöl, bu durumun hazırlığın bir tercih değil, zorunluluk olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. AFAD koordinasyonunda İBB AKOM, İBB Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürlüğü, Tuzla ve Kartal kaymakamlıkları ile belediyelerin ortaklaşa yürüttüğü kapsamlı çalışmalara değinen Bingöl, riskli alanların belirlenmesinden tahliye güzergahlarının planlanmasına, toplanma alanlarının oluşturulmasından yönlendirme tabelalarının yerleştirilmesine kadar pek çok adımın atıldığını kaydetti. Okullardan tersanelere, marinalardan üniversitelere kadar geniş bir yelpazede eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin düzenlendiğini belirtti. Bingöl, çalışmaların sadece tsunami ile sınırlı kalmayıp, ilçe risk azaltma planı kapsamında 42 farklı eylem maddesinin belirlendiğini ve yapı envanteri çalışmalarının başlatıldığını sözlerine ekledi. 17 mahallede yaklaşık 27 bin yapının dijital veri tabanının oluşturulduğunu ve risk analizlerinin coğrafi bilgi sistemleri (CBS) tabanlı akıllı haritalarla yapıldığını belirtti. Arama kurtarma ekiplerinin güçlendirildiğini, afet konteynerlerinin sayısının artırıldığını, toplanma alanlarının güncellendiğini ve her yıl binlerce vatandaşa afet farkındalık eğitimi verildiğini vurgulayan Bingöl, afetlere karşı güçlü bir toplumun ancak bilinçlenmeyle mümkün olabileceğini ifade etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Felaket başa gelmeden önce önleyici tedbirler almak, aklın ve bilimin gereğidir' sözünü hatırlatan Bingöl, bu anlayışla hareket ettiklerini ve hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkarmak için çalıştıklarını söyledi. Bu başarının, merkezi ve yerel yönetimlerin, bilim insanlarının, kurumların ve toplumun ortak çabasının bir sonucu olduğunu vurgulayan Bingöl, Tuzla'da afetlere karşı dirençli bir yaşam inşa etmek için üzerlerine düşen tüm görevleri yerine getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, konuşmasında ilçenin taşıdığı ekonomik ve stratejik öneme dikkat çekerek, tsunami gerçeğinin son derece ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Marmara Denizi'nin bir iç deniz olması sebebiyle, bu denizde yaşanabilecek olumsuzlukların sorumluluğunun tüm Türkiye'ye ait olduğunu belirtti. İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier ise bu önemli başarıda emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. Konuşmaların ardından, sertifika töreniyle birlikte teşekkür belgeleri ve plaket takdimleri yapıldı. Prof. Dr. Haluk Özener ve Dr. Musavver Didem Cambaz tarafından verilen plaket ve teşekkür belgeleri; İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Tuzla Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Muharrem Kaya, Tuzla Belediyesi Afet İşleri Şefi İbrahim Erten, AFAD Coğrafi Bilgi Sistemleri Danışmanı Maya Tehrani, AFAD Jeofizik Yüksek Mühendisi Mahmure Ezgi Erkan ve AFAD İstanbul İl Müdürlüğü Afet Yönetimi Uzmanı Derya Koraş'a takdim edildi. Nihayetinde, UNESCO IOC Tsunami Ready Tanınma Programı kapsamında Tuzla'ya verilen 'Hazır Kent Sertifikası'nın kendisi, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl tarafından teslim alındı. Bu durum, Tsunami Ready Programı çerçevesinde yürütülen çalışmaların, merkezi ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle afetlere dayanıklı şehirler inşa etme vizyonunun önemli bir örneğini teşkil ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Tuzla'da gerçekleştirilen kapsamlı hazırlıkların, hem kurumsal kapasiteyi güçlendirdiği hem de toplumsal düzeyde afet farkındalığını artırmaya devam ettiği vurgulandı.