Avrupa'da Maaş Uçurumu: İsviçre Zirvede, Türkiye Sondan İkinci
Ekonomi

Avrupa'da Maaş Uçurumu: İsviçre Zirvede, Türkiye Sondan İkinci

8

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan son rapor, Avrupa kıtasındaki maaş seviyeleri arasındaki derin uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi. 2026 yılı verilerini temel alan analiz, ülkeler arasındaki gelir dağılımındaki çarpıcı farklılıkları ve satın alma gücünün bu tabloyu nasıl etkilediğini detaylı bir şekilde ortaya koyuyor. Rapor, kıtanın en zengin ekonomileri ile daha düşük gelirli ülkeler arasındaki makasın hala oldukça geniş olduğunu gösteriyor.

OECD'nin 'Vergi Ücretleri 2026' başlıklı raporuna göre, Avrupa'da yıllık brüt ortalama maaşlar önemli ölçüde farklılık gösteriyor. Bu yılki verilerde, İsviçre 107 bin 487 Euro'luk ortalama yıllık brüt maaşı ile açık ara zirvede yer alarak 100 bin Euro'luk barajı aşan tek ülke unvanını korudu. İsviçre'yi, 85 bin 950 Euro ile İzlanda ve 77 bin 844 Euro ile Lüksemburg takip etti. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında ise Lüksemburg, ortalama 77 bin 844 Euro'luk maaşıyla birinci sırada yer alarak dikkatleri üzerine çekti. Danimarka 71 bin 961 Euro, Hollanda ise 68 bin 28 Euro ile ilk beş sıralamasında kendilerine yer bulurken, Norveç de 68 bin 420 Euro ile bu ülkeleri yakından izledi.

Avrupa'nın dev ekonomileri arasındaki ücret farklılıkları da raporun önemli bulgularından biri. Almanya, 66 bin 700 Euro'luk ortalama yıllık brüt maaşı ile bu kategoride liderliğini sürdürdü. Birleşik Krallık ise 65 bin 340 Euro ile Almanya'yı takip etti. Ancak, kıtanın diğer büyük ekonomilerinde rakamlar belirgin şekilde daha düşük seyrediyor. Fransa'da bu rakam 45 bin 964 Euro, İtalya'da 36 bin 594 Euro ve İspanya'da ise 32 bin 678 Euro olarak kaydedildi. Bu durum, Almanya ve Birleşik Krallık'taki ortalama ücretlerin, İspanya'daki seviyelerin iki katından fazla olduğunu ortaya koyuyor.

Avrupa Birliği üyesi 22 ülkenin de yer aldığı analizde, 9 ülkenin yıllık ortalama brüt maaşının 30 bin Euro'nun altında kaldığı belirlendi. En düşük maaş ortalamasına sahip AB ülkesi 19 bin 590 Euro ile Slovakya oldu. Macaristan, Letonya, Çek Cumhuriyeti, Portekiz ve Polonya gibi ülkelerde ortalama kazançlar 25 bin Euro'nun altında seyrederken; Estonya, Yunanistan ve Litvanya ise 30 bin Euro sınırına yaklaşmalarına rağmen bu eşiği aşamadılar. Bu veriler, AB içinde dahi ekonomik refah seviyeleri ve ücret politikaları açısından ciddi farklılıklar olduğunu gösteriyor.

Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılıklarını ortadan kaldırmayı hedefleyen Satın Alma Gücü Paritesi (SGP) uygulandığında ise haritalar biraz değişiyor. SGP bazında bakıldığında, ülkeler arasındaki nominal maaş farklarının bir miktar daraldığı görülüyor. Bu hesaplamaya göre Türkiye, nominal olarak son sırada yer almasına rağmen, satın alma gücü dikkate alındığında 9 basamak birden yükselerek 18. sıraya ulaşmayı başardı. Almanya da SGP ile birlikte 7. sıradan 2. sıraya çıkarak önemli bir ivme yakaladı. Ancak, bu karşılaştırmada İzlanda 2. sıradan 9. sıraya, Estonya ise 20. sıradan 25. sıraya gerileyerek satın alma gücü kaybı yaşayan ülkeler arasında başı çekti.

Ekonomistlere göre, Avrupa'daki bu büyük ücret farklılıklarının ardında yatan temel nedenler çeşitlilik gösteriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) uzmanları, bu durumun başlıca üç ana faktöre bağlı olduğunu belirtiyor. Bunlardan ilki, ülkelerin ekonomik yapısı ve verimlilik düzeyleri. Finans, teknoloji ve yüksek katma değerli hizmet sektörlerinin yoğun olduğu ekonomiler, doğal olarak daha yüksek maaş ödeme kapasitesine sahip oluyor. İkinci önemli etken ise işgücü piyasası kurumlarının etkinliği. Güçlü sendikal hareketler, toplu pazarlık anlaşmaları ve işçi haklarına verilen önem, ücret seviyelerinin yukarı yönlü seyretmesinde kritik rol oynuyor. Son olarak, yaşam maliyeti de maaşları doğrudan etkileyen bir unsur. Yüksek enflasyon ve genel fiyat seviyelerinin yüksek olduğu bölgelerde, yaşam standartlarını koruyabilmek için nominal ücretlerin de buna paralel olarak artması gerekliliği doğuyor.

Paylaş

İlgili Haberler