Avrupa'nın Enerji Rotası Değişti: ABD LNG'sine Bağımlılık Tehlikeli Boyutlara Ulaştı
Ekonomi

Avrupa'nın Enerji Rotası Değişti: ABD LNG'sine Bağımlılık Tehlikeli Boyutlara Ulaştı

13

Enerji alanında küresel analizler yapan saygın bir kuruluş olan Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) tarafından hazırlanan yeni bir rapor, Avrupa kıtasının enerji stratejisindeki köklü değişimleri gözler önüne serdi. Avrupa Birliği'nin, Rusya'dan yapılan fosil yakıt ithalatını azaltma yönündeki kararlı adımlarının, doğal bir sonucu olarak Amerika Birleşik Devletleri'nden sağlanan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tedarikine olan bağımlılığını tehlikeli seviyelere taşıdığı belirtiliyor. Bu durumun, özellikle önümüzdeki birkaç yıl içinde daha da belirginleşmesi bekleniyor.

IEEFA'nın çarşamba günü kamuoyuyla paylaştığı analiz sonuçları, Avrupa'nın enerji tedarik portföyünde yaşanan dönüşümün boyutlarını ortaya koyuyor. Raporun tahminlerine göre, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik başlattığı askeri harekat ve küresel enerji akışlarındaki meydana gelen köklü değişimlerin ardından, 2026 yılına gelindiğinde Avrupa'nın toplam LNG ithalatının yaklaşık üçte ikisinin ABD menşeli olması öngörülüyor. Bu oran, mevcut eğilimlerin devam etmesi ve ek uzun vadeli tedarik anlaşmalarının hayata geçirilmesi durumunda daha da artış gösterebilir. Halihazırda 2025 yılı için yapılan projeksiyonlar, ABD'nin Avrupa'nın LNG tedarikinde %57'lik bir paya ulaşacağını gösteriyor ki bu rakam, enerji krizinin patlak vermesinden önceki döneme kıyasla çarpıcı bir yükselişi temsil ediyor.

Avrupa Birliği'nin, Avrupa Komisyonu'nun ortaya koyduğu REPowerEU stratejisi doğrultusunda, 2027 yılına kadar Rus gazı ithalatını tamamen sona erdirme hedefi doğrultusunda attığı adımlar, bu bağımlılık artışının temel nedeni olarak gösteriliyor. 2022 yılından bu yana üye ülkeler, Rusya'dan gelen boru hattı gazı sevkiyatlarındaki düşüşü telafi edebilmek adına, özellikle ABD'den yapılan LNG alımlarını hızlandırmış durumda. Bu stratejik hamle, kısa vadede Avrupa'nın enerji güvenliğini bir nebze olsun artırsa da, IEEFA raporunda bunun ciddi bir 'konsantrasyon riski' oluşturduğu vurgulanıyor. Düşünce kuruluşu, Rus gazına olan bağımlılığın yerini tek bir alternatif tedarikçiye, yani ABD'ye olan yoğun bir bağımlılığa bırakmasının, Avrupa'yı gelecekteki olası siyasi ve piyasa istikrarsızlıkları karşısında daha savunmasız hale getirebileceği uyarısında bulunuyor.

Raporda dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise maliyetler. ABD'den ithal edilen LNG'nin, sıvılaştırma, uluslararası nakliye ve Avrupa'daki yeniden gazlaştırma süreçleri nedeniyle genellikle boru hattı ile taşınan doğalgaza kıyasla daha maliyetli olduğu belirtiliyor. IEEFA'nın tahminlerine göre, Avrupa Birliği ülkeleri 2022 yılının başından 2025 yılının ortasına kadar olan dönemde ABD'den yapılan LNG ithalatı için yaklaşık 117 milyar Euro gibi önemli bir meblağ harcamış durumda. Bu durum, enerji politikalarının maliyet boyutunu da ön plana çıkarıyor. Birçok Avrupalı politika yapıcı ve düzenleyici kurum daha önce de ithal LNG'ye aşırı derecede bağımlı olunması konusunda endişelerini dile getirmişti. Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera'nın da belirttiği gibi, bloğun bir enerji bağımlılığını başka bir bağımlılıkla değiştirmekten kaçınması ve bunun yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına ve elektrifikasyon yatırımlarına daha fazla hız vermesi gerektiği ifade ediliyor.

İlginç bir şekilde, Avrupa'nın genel doğalgaz tüketiminde son yıllarda bir düşüş trendi gözlemlenmesine rağmen, LNG ithalatındaki artış devam ediyor. Enerji krizi sonrasında oluşan yüksek fiyatlar, sanayi sektöründeki yavaşlama, uygulanan enerji tasarrufu tedbirleri ve yenilenebilir enerji kaynaklarının giderek yaygınlaşması, toplam talepteki bu düşüşte etkili olan faktörler arasında yer alıyor. IEEFA'nın verileri, 2024 yılında gaz tüketiminin son on yılın en düşük seviyelerine gerilemesiyle LNG ithalatında bir miktar azalma olduğunu, ancak 2025 yılında kış aylarındaki olası soğuk hava koşulları ve ülkelerin enerji depolarını doldurma yönündeki çabalarıyla ithalatın tekrar canlandığını gösteriyor. Bu dinamiklere rağmen, birçok Avrupa Birliği ülkesi, LNG ithalat altyapılarını genişletmeye devam ediyor. Özellikle Almanya, geçmişte Rus boru hattı gazına büyük ölçüde bağımlı iken, hızla yüzer LNG terminali (FSRU) yatırımları yaparak ABD LNG'sinin önemli alıcılarından biri haline geldi. Analistler, enerji dönüşümü sürecinde uzun vadeli doğalgaz talebinin daha da azalması beklendiğinden, Avrupa'nın gelecekte ihtiyaç duyacağından daha fazla LNG ithalat kapasitesine sahip olma riskiyle karşı karşıya olup olmadığını sorguluyor.

Paylaş

İlgili Haberler