Küresel Piyasalar Nvidia Bilançosunu Bekliyor: Savaş ve Enflasyon Baskısı Sürüyor
Küresel finans piyasaları, önemli bir haftaya daha hazırlanırken yatırımcıların odağında Amerikan teknoloji devi Nvidia'nın merakla beklenen çeyrek dönem bilançosu bulunuyor. Geçtiğimiz hafta, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'e gerçekleştirdiği ziyaret ve yapay zeka temalarının piyasalarda risk iştahını destekleyici bir rol oynaması beklenirken, Orta Doğu'da yaşanan jeopolitik gelişmeler ve giderek artan enflasyonist baskılar, merkez bankaları üzerinde faiz artırımı yönünde baskıyı artırdı. Yeni haftada, yatırımcıların gündeminde Nvidia'nın finansal raporunun yanı sıra ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına ışık tutacak olan toplantı tutanakları ve devam eden jeopolitik riskler yer alacak.
Geçen haftanın piyasa hareketlerinde öne çıkan unsurlar arasında, ABD Başkanı Trump'ın Çin temasları ve ülkede açıklanan enflasyon verileri dikkat çekti. Yapay zeka teknolojilerine yönelik artan ilgi ve potansiyel yatırımlar, teknoloji hisselerinde hareketliliği beraberinde getirirken, Orta Doğu'daki tansiyonun düşmemesi ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, makroekonomik görünüm üzerindeki belirsizlikleri artırdı. Özellikle ABD ile İran arasındaki gerilimin tam olarak dinmemesi, petrol fiyatlarında oynaklığa neden olarak küresel ekonomiye yönelik endişeleri canlı tuttu. Trump'ın ateşkesin kırılgan olduğunu belirtmesi, bölgedeki tansiyonun kısa sürede azalmayacağına dair sinyaller verdi.
Yüksek seyreden petrol fiyatlarının ekonomiler üzerindeki ikincil etkileri, ABD'de açıklanan enflasyon rakamlarında kendini gösterdi. Ülkede tüketici fiyat endeksi yıllık bazda beklentilerin üzerinde yüzde 3,8 oranında artış kaydederken, üretici fiyat endeksindeki yükseliş de salgın sonrası dönemin en çarpıcı artışlarından birine işaret etti. Enerji maliyetlerindeki artışın genel fiyat seviyeleri üzerindeki yansımaları, özellikle taşımacılık sektöründe belirginleşmeye başladı. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın yıl sonuna doğru faiz artırımına gidebileceği yönündeki piyasa beklentilerini güçlendirdi. Savaş öncesinde piyasalar, yıl içinde iki faiz indirimi olasılığını fiyatlarken, mevcut ekonomik görünüm bu beklentileri tersine çevirmiş durumda. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki ikincil etkileri, faiz politikaları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Enflasyonist endişelerin yükselmesiyle birlikte tahvil faizlerinde de belirgin bir artış gözlemlendi. ABD'nin 5, 10, 20 ve 30 yıllık devlet tahvillerinin faiz oranları, son bir yılın zirvelerine tırmanarak yatırımcıları tedirgin etti. Özellikle 10 yıllık tahvil faizi, Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 4,55'e ulaştı. Önümüzdeki hafta, piyasalar sadece Orta Doğu'daki gelişmeleri değil, aynı zamanda yapay zeka sektörünün geleceği açısından kritik öneme sahip Nvidia'nın finansal raporunu ve Fed'in son toplantısına ait tutanakları da yakından izleyecek. Bu veriler, küresel ekonomik gidişat ve faiz politikaları hakkında önemli ipuçları sunacak.
ABD'de ekonomik göstergeler karışık bir tablo çizmeye devam etti. Nisan ayına ilişkin ikinci el konut satışları beklentilerin altında kalsa da, sanayi üretimi beklentilerin üzerinde bir artış gösterdi. Fed New York şubesinin imalat endeksi de beklentileri aşarak olumlu bir gelişme olarak kaydedildi. Önümüzdeki hafta açıklanacak konut satışları, Fed tutanakları, imalat ve hizmet sektörü PMI verileri, işsizlik maaşı başvuruları ve tüketici güven endeksi gibi veriler piyasaların yönünü belirlemede etkili olacak.
Avrupa piyasalarında geçen hafta genel olarak negatif bir seyir hakimdi. Küresel gelişmelerin yanı sıra İngiltere'deki siyasi belirsizlikler de piyasaları etkiledi. Yerel seçimlerdeki sonuçların ardından artan siyasi riskler, İngiltere tahvil faizlerinde sert yükselişlere neden olurken, sterlin dolar karşısında değer kaybetti. İngiltere'nin birinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verileri beklentiler dahilinde gerçekleşse de, siyasi belirsizliklerin devam etmesi yatırımcıların temkinli yaklaşmasına neden oldu. Almanya Merkez Bankası Başkanı'nın enflasyonist baskılar karşısında faiz artırımı seçeneğinin güçlü bir ihtimal olduğunu belirtmesi, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gelecekteki politikalarına dair sinyaller verdi. Euro Bölgesi'nde GSYH ve sanayi üretimi verileri genel olarak beklentilere paralel seyrederken, mart ayı sanayi üretimindeki yıllık düşüş dikkat çekti.
Asya piyasaları da haftayı negatif bir görünümla tamamladı. Çin'de açıklanan enflasyon verileri, fiyat artışlarının hızlandığına işaret ederken, üretici fiyat endeksindeki yükseliş dikkat çekiciydi. Çin Merkez Bankası, Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği emtia fiyatlarındaki artışın ithal enflasyon riskini artırdığı konusunda uyarılarda bulundu. Japonya'da ise yükselen enerji fiyatlarının enflasyonist baskıları artırmasıyla tahvil faizleri son 25 yılın zirvesine ulaştı. Zayıf Japon Yeni, enflasyonist riskleri ve tahvil piyasasındaki satış baskısını artırarak Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımına gidebileceği beklentilerini güçlendirdi. Önümüzdeki hafta açıklanacak olan üretim, perakende satışlar, büyüme ve enflasyon verileri Asya piyasalarının seyrini belirleyecek.
Yurt içinde Borsa İstanbul, geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izleyerek haftayı düşüşle kapattı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan yılın ikinci enflasyon raporunda, gelecek yıllar için enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesi dikkat çekti. TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26 olarak açıklarken, 2028 yılı sonu için yüzde 9'luk bir gerileme ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaşılmasını öngördüklerini belirtti. Dolar/TL kuru haftayı sınırlı bir artışla tamamladı. Önümüzdeki hafta yurt içinde açıklanacak tüketici güven endeksi, işsizlik oranı, konut fiyat endeksi ve dış ticaret dengesi gibi veriler piyasaların gündeminde yer alacak. Ayrıca, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle salı günü Borsa İstanbul'da işlem yapılmayacak.