Küresel Piyasalar Yapay Zeka Coşkusundan Petrol ve Faiz Baskısına Döndü
Ekonomi

Küresel Piyasalar Yapay Zeka Coşkusundan Petrol ve Faiz Baskısına Döndü

6

Küresel finans piyasaları, kısa süre öncesine kadar yapay zeka ve teknoloji hisselerindeki rekor yükselişlerle coşku dolu bir seyir izlerken, son günlerde bu tablonun yerini daha temkinli bir yaklaşıma bıraktığı gözlemleniyor. Artan petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerindeki sert hareketler, yatırımcıların risk iştahını törpüleyerek piyasalarda belirgin bir satış baskısı oluşturdu. Özellikle Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin tırmanması, enflasyonist endişeleri yeniden alevlendirirken, küresel yatırımcıların odağı ABD ile Çin arasındaki diplomatik temasların yanı sıra, dünya genelindeki merkez bankalarının gelecekteki faiz politikalarına çevrilmiş durumda.

Geçtiğimiz günlerde teknoloji ve yapay zeka alanındaki şirketlerin hisselerinde yaşanan sert yükselişler, yatırımcıların bu sektöre olan ilgisini ve geleceğe yönelik beklentilerini yansıtıyordu. Şirketlerin yapay zeka yatırımlarının büyüme potansiyellerini artıracağına dair güçlü beklentiler, borsalarda adeta bir ralli havası estirmişti. ABD ekonomisine dair gelen olumlu veriler, özellikle tüketici harcamalarındaki gücün devam ettiğine işaret eden rakamlar, bu iyimser havayı daha da pekiştirmişti. Bu gelişmelerin birleşimiyle pek çok borsa, yeni zirvelerini tazelemeyi başarmıştı.

Ancak, yeni haftaya girerken tablo önemli ölçüde değişti. Petrol fiyatlarındaki küresel artış eğilimi ve ABD Hazine tahvillerinin faiz oranlarındaki belirgin yükseliş, piyasalarda yeniden bir satış dalgası başlattı. Yatırımcılar, yapay zeka odaklı yükselişlerin ne kadar sürdürülebilir olduğu konusunda şüphelerini dile getirirken, ABD ve Çin arasındaki üst düzey diplomatik görüşmelerden çıkan sonuçların piyasalar üzerindeki etkisini de yakından izliyor. İki süper güç arasındaki ekonomik işbirliğinin artacağına dair işaretler olsa da, piyasaların asıl beklediği İran konusundaki tansiyonun düşürülmesine yönelik somut adımların atılmaması, küresel risk iştahını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Bu durum, teknoloji hisselerine yönelik coşkulu alımların yerini, faiz artışı beklentilerini güçlendiren enflasyonist endişelerden kaynaklanan karamsarlığa bıraktı.

ABD Başkanı'nın Çin temasları, küresel piyasaların yakından takip ettiği bir diğer önemli gündem maddesiydi. Başkan, önemli teknoloji şirketlerinin yöneticilerinden oluşan geniş bir heyetle birlikte Çin'de temaslarda bulundu. Bu temaslar sırasında Çin Devlet Başkanı ile yapılan görüşmelerde, iki ülkenin birbirine rakip değil, ortak olması gerektiği vurgusu yapıldı. İran konusundaki gelişmeler de diplomatik görüşmelerin merkezindeydi. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalarda, ABD Başkanı ve Çin Devlet Başkanı'nın, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması ve İran'ın nükleer silahlara sahip olmaması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu gelişmeler, piyasalara kısa süreli bir rahatlama sağlasa da, kalıcı bir etki yaratmaktan uzak kaldı. Ayrıca, Çin'in ABD'li uçak üreticisi Boeing'den önemli sayıda uçak siparişi vermesi de ticari ilişkilerdeki olumlu bir gelişme olarak kayıtlara geçti.

Merkez bankalarının politikaları da piyasaların geleceğini şekillendiren önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen açıklamalar, enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığı ortaya koyuyor. Kansas City Fed Başkanı, enflasyonu ekonomi için en acil risk olarak gördüğünü belirtirken, Uluslararası Para Fonu (IMF) da Orta Doğu'daki gelişmelerin küresel ekonomiyi olumsuz etkilediğini ancak orta vadeli enflasyon beklentilerinin kontrol altında olduğunu ifade etti. ABD'den gelen makroekonomik veriler ise karışık bir tablo çiziyor. Perakende satışlardaki artış, tüketici talebinin gücünü gösterse de, benzin fiyatlarındaki yükselişin bu artışta önemli payı olması, enflasyonist baskıların sürebileceğine işaret ediyor. İthalat ve ihracat fiyat endekslerindeki beklentilerin üzerindeki artışlar da enflasyon endişelerini destekliyor. Diğer yandan, işsizlik maaşı başvurularındaki artış, işgücü piyasasında bazı yavaşlama sinyallerini beraberinde getiriyor.

Tahvil piyasasında yaşanan satış baskısı, ABD 10 yıllık tahvil faizini bir yılın en yüksek seviyesine taşırken, 30 yıllık tahvil faizi de Temmuz 2025'ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. Brent petrolün varil fiyatındaki artış eğilimi, küresel enflasyon endişelerini körüklemeye devam ediyor. Bu durum, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden olurken, dolar endeksindeki artış gözlemleniyor. Doların güçlenmesi ve petrol fiyatlarındaki yükselişin negatif etkileriyle altının ons fiyatında ise düşüşler yaşanıyor. Kripto para piyasasında ise Bitcoin, yasal düzenlemelere ilişkin olumlu haberlerin ardından bir miktar toparlanma gösterse de, genel piyasa eğilimlerinden bağımsız hareket etmekte zorlanıyor.

Wall Street'te teknoloji hisselerindeki yükselişlerin desteğiyle günü pozitif kapatan endeksler, yeni güne ise daha temkinli bir başlangıç yaptı. Nvidia gibi teknoloji devlerinin hisselerindeki artışlar dikkat çekerken, ABD'nin Çin'e yönelik bazı teknoloji ihracat kısıtlamalarına onay vermesi piyasalarda karmaşık bir etki yarattı. Boeing hisseleri, Çin'den gelen büyük sipariş haberine rağmen düşüşle günü tamamladı. Avrupa borsaları ise güçlü şirket bilançolarıyla günü yükselişle tamamlarken, enerji fiyatlarındaki artışın büyüme ve enflasyon üzerindeki baskısı, bölgedeki risk algısını canlı tutuyor. İngiltere ekonomisi, çeyreklik bazda beklentiler dahilinde büyüme kaydederken, yıllık büyüme oranının beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi dikkat çekti. Ancak, enerji tedarikindeki dışa bağımlılık ve yükselen faiz oranlarının gelecekteki ekonomik büyümeyi baskılayabileceği öngörülüyor. Siyasi belirsizliklerin yaşandığı İngiltere'de sterlin/dolar paritesinde düşüşler gözlemleniyor.

Asya borsalarında ise karışık bir seyir hakimdi. ABD ve Çin arasındaki görüşmelerde jeopolitik ve ekonomik konularda somut bir ilerleme kaydedilmemesi, Japonya'daki üretici fiyatlarındaki sert yükselişle birlikte Asya piyasalarında genel bir negatif havaya neden oldu. Özellikle çip ihracat kontrollerine ilişkin ayrıntıların görüşülmemesi, Güney Kore borsasını olumsuz etkiledi. Japonya'da üretici fiyat endeksindeki hızlı artış, tahvil faizlerinin de son yılların en yüksek seviyelerine ulaşmasına yol açtı. Bu gelişmelerle birlikte Japonya, Güney Kore ve Hong Kong borsaları düşüşle kapanırken, Çin borsası hafif bir artış gösterdi. Borsa İstanbul'da ise BIST 100 endeksi, günü hafif bir yükselişle tamamladı. Dolar/TL kurunda ise yatay bir seyir izleniyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı, orta vadede enflasyon hedeflerine ilişkin güncellenmiş tahminlerini paylaşırken, analistler yurt içi ve yurt dışı ekonomik verileri yakından takip etmeye devam ediyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksi için belirli direnç ve destek seviyeleri ön plana çıkıyor.

Paylaş

İlgili Haberler