Memurların Emeklilikte Yaşayacağı Gelir Kaybı: SGK Uzmanından Kritik Uyarı
Ekonomi

Memurların Emeklilikte Yaşayacağı Gelir Kaybı: SGK Uzmanından Kritik Uyarı

7

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) alanında uzmanlaşmış isimlerden Özgür Erdursun, özellikle kamu çalışanlarını ilgilendiren önemli bir konuya parmak bastı. Erdursun, devlet memurları arasında emeklilikte ciddi maaş farklarının oluştuğunu ve bunun temel nedeninin 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren yeni sistem olduğunu vurguladı. Aynı kurumda, aynı pozisyonda ve neredeyse aynı brüt maaşı alan iki memurun, yalnızca işe başlama tarihlerindeki küçük bir fark nedeniyle emeklilikte önemli ölçüde daha düşük bir maaşla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.

Özgür Erdursun'un yaptığı detaylı açıklamalar, emeklilik sistemindeki bu ayrımın kökenini gözler önüne seriyor. 30 Eylül 2008 tarihinden önce kamu görevine başlayanlar, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi 'eski memur' statüsünde yer alıyor. Buna karşılık, 1 Ekim 2008 ve sonrasında göreve başlayanlar ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun kapsamına giriyor. Bu iki farklı yasal düzenleme, emekli maaşı hesaplama yöntemlerinde temel farklılıklar yaratıyor. Eski sistemde emekli aylığı; derece, kademe, ek gösterge ve makam tazminatı gibi unsurların yanı sıra hizmet süresi gibi faktörler dikkate alınarak hesaplanırken, yeni sistemde ise büyük ölçüde prime esas kazançlar üzerinden bir hesaplama yapılıyor.

Uzmanın altını çizdiği en kritik nokta ise, yeni sistemde prime esas kazancın hesaplanma biçiminin memurların ileride alacakları emekli maaşlarını olumsuz etkilemesi. Erdursun'a göre, devlet memurlarının maaşlarının önemli bir kısmını oluşturan çeşitli ek ödemeler, tazminatlar ve diğer yan haklar, SGK'nın prime esas kazanç matrahına tam olarak dahil edilmiyor. Bu durum, memurun eline geçen maaş yüksek olsa bile, SGK'ya bildirilen brüt kazancın, gerçek maaş seviyesinin altında kalmasına neden oluyor. Örneğin, yaklaşık 75 bin lira civarında bir maaş alan ve 1 Ekim 2008 sonrası göreve başlamış bir devlet psikoloğunun, emeklilikte alabileceği maaşın yaklaşık 20 bin lira civarında kalacağı öngörülüyor. Bu rakam, SGK'ya bildirilen prime esas kazancın yaklaşık 42 bin 839 lira seviyesinde seyretmesinden kaynaklanıyor.

Bu durum, geçmişte kamu sektöründe çalışmanın emeklilik güvencesi açısından daha avantajlı olarak görülmesi algısını tamamen tersine çevirmiş durumda. Özgür Erdursun, günümüz koşullarında, maaşlarının önemli bir bölümü SGK'ya yüksek prim olarak yansıyan özel sektör çalışanlarının, ilerleyen yıllarda birçok memura kıyasla daha yüksek emekli maaşlarına ulaşma potansiyeli taşıdığını belirtiyor. Hatta aynı gelir seviyesinde olan özel sektör çalışanlarının, ileride 50 bin liraya yaklaşan emekli aylıkları alabilecekleri ihtimali dile getiriliyor. Bu tablo, yeni memur sisteminin uzun vadede ciddi gelir kayıpları ve mağduriyetler yaratabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Ayrıca, 15 yıllık hizmeti olan kamu çalışanlarının yaklaşık 650 bin liraya ulaşabilen emekli ikramiyesi haklarının, memuriyetten ayrıldıktan sonra kısa süreli dahi olsa 4A veya Bağ-Kur'a geçiş yapılması durumunda kaybedilebileceği ve yeni memurların isteğe bağlı iştirakçi primi ödeme hakkının bulunmadığı gibi ek dezavantajlar da söz konusu.

Paylaş

İlgili Haberler