Suudi Arabistan ile 6 Milyar Euro'luk Güneş Enerjisi Anlaşması: Muhalefetten Sert Tepki
Türkiye'nin enerji alanında Suudi Arabistan ile yaptığı ve önemli maliyetler getirmesi beklenen yeni bir anlaşma kamuoyunda geniş yankı buldu. Yapılan mutabakat çerçevesinde, Suudi Arabistan'ın Türkiye topraklarında iki adet devasa güneş enerjisi santrali (GES) kuracağı ve üreteceği elektriği 30 yıl boyunca Türkiye'ye satacağı öngörülüyor. Bu anlaşma, mevcut elektrik üretim kapasitesinde yaşanan arz fazlasına rağmen hayata geçiriliyor olması nedeniyle dikkat çekiyor. Anlaşmanın TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilmesiyle birlikte, projenin detayları ve potansiyel etkileri tartışılmaya başlandı.
Yap-İşlet-Devret modeliyle Sivas ve Karaman illerinde kurulacak olan bu güneş enerjisi santrallerinin toplam kurulu gücünün 2 bin megavat olması planlanıyor. Anlaşmaya göre, bu santrallerde üretilecek elektriğin alım garantisi sunuluyor. Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ), santrallerin ihtiyaç duyulmasa bile üreteceği tüm enerjiyi 30 yıl boyunca satın alma taahhüdü altında olacak. Bu durum, 'Al ve Öde' prensibiyle Türkiye'ye ek bir yük getireceği şeklinde yorumlanıyor. Elektrik fiyatları konusunda yapılan düzenlemelere göre, ilk beş yıl boyunca megavat saati başına 47.5 Euro ödenecek. Sonraki 25 yıllık süreçte ise Sivas'taki santral için megavat saati başına 23.41 Euro, Karaman'daki santral için ise 19.95 Euro bedel ödenecek. Bu fiyatlandırma, uzun vadede her bir kilovatsaat elektriğin Sivas'ta yaklaşık 2.35 Euro'ya, Karaman'da ise 1.99 Euro'ya mal olacağı anlamına geliyor.
Projenin Türkiye ekonomisi üzerindeki potansiyel etkileri, muhalefet tarafından sert sözlerle eleştiriliyor. Yapılan anlaşma kapsamında, iki santralin kurulacağı alanlar için Suudi ortaklara ücretsiz arazi tahsisi yapılacak. Yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım maliyetiyle hayata geçirilecek olan santrallerin temellerinin bu yıl atılması ve 2028 yılına kadar faaliyete geçmesi hedefleniyor. Anlaşmanın bir diğer dikkat çekici yönü ise, proje kapsamında ithal edilecek her türlü ekipman, yedek parça ve sarf malzemesinin Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi'nden (ÖTV) muaf tutulacak olması. Ayrıca, santrallerde Türk vatandaşı istihdamına yönelik herhangi bir zorunlu hükmün bulunmaması da eleştirilerin odağında yer alıyor. Bu durum, projede ağırlıklı olarak Suudi Arabistan vatandaşlarının çalıştırılacağı endişesini doğuruyor.
Elektrik Mühendisleri Odası gibi sektörel kuruluşlar, bu anlaşmayı Osmanlı İmparatorluğu döneminde uygulanan kapitülasyonlara benzeterek eleştirdi. Anlaşmanın toplam maliyetinin, ilk aşamada öngörülen 2.5 milyar Euro'luk maliyetin yanı sıra, ilerleyen dönemlerde geliştirilmesi planlanan ek enerji projeleriyle birlikte 6 milyar Euro'ya yaklaşabileceği hesaplanıyor. Muhalefet partileri, anlaşmanın Türkiye'nin 30 yıllık enerji geleceğini ipotek altına aldığını ve ülkeye ağır bir mali yük getirdiğini savunuyor. Bu eleştirilere rağmen, anlaşma, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda siyasi partilerin oylarıyla kabul edilmiş durumda.