Türkiye'de İşsizlik Tehlikesi Büyüyor: Gençler ve Kadınlar En Çok Etkilenen Kesim
Türkiye'de ekonomik sıkıntıların derinleşmesiyle birlikte işsizlik rakamları endişe verici bir boyuta ulaştı. Özellikle genç nüfus ve kadınlar, bu olumsuz tablodan en fazla etkilenen kesimler olarak öne çıkıyor. Geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30'u aşması, ülkenin istihdam piyasasındaki ciddi sorunları gözler önüne seriyor. Bu durum, birçok insanın iş bulmakta zorlanmasına veya güvencesiz işlere razı olmasına neden oluyor.
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan son çeyrek verilerine göre, mevsim etkilerinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8.2 olarak kaydedildi. Erkeklerde yüzde 6.8, kadınlarda ise yüzde 11.1 seviyesinde seyreden bu oranlar, tek başına tablonun tamamını yansıtmıyor. Daha geniş bir perspektif sunan atıl işgücü oranı ise bir önceki döneme göre 0.6 puan artarak yüzde 30.4'e yükseldi. Bu rakamlar, iş gücü piyasasındaki potansiyel arzın ne kadar büyük olduğunu ve bu potansiyelin ne kadarının kullanılamadığını gösteriyor.
Genç istihdamı konusundaki tablo ise daha da vahim bir tablo çiziyor. Yapılan araştırmalar, her 10 gençten 6'sının iş gücüne katılamadığını ortaya koyuyor. Geniş tanımlı genç işsizliği oranı yüzde 38.3'e ulaşırken, resmi rakamlar bu durumu tam olarak yansıtmıyor. Özellikle genç kadınlar arasındaki işsizlik oranı dikkat çekici boyutlarda. Kayıt dışı istihdam da göz önüne alındığında, genç işçilerin sadece yüzde 3.8'inin sendika üyesi olabilmesi, güvenceli çalışma koşullarının ne kadar kısıtlı olduğunu gösteriyor. Yükseköğrenim mezunu her dört gençten birinin işsiz olması ve üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranının yüzde 23.5'e ulaşması, eğitimli gençlerin de iş bulma konusunda büyük zorluklar yaşadığını kanıtlıyor.
15-24 yaş grubundaki 2 milyon 684 bin genç, ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bu durum, Avrupa Birliği ülkelerindeki ortalama yüzde 9'luk oranla karşılaştırıldığında Türkiye'deki yüzde 20'nin üzerindeki NEET (Ne Eğitimde Ne İstihdamda) oranının ne kadar yüksek olduğunu gösteriyor. Kadınların iş gücüne katılımı ve istihdam oranları da erkeklere kıyasla oldukça düşük. Genel istihdam oranının yüzde 48 civarında olduğu Türkiye'de, 15-24 yaş arasındaki gençlerin sadece yüzde 40.3'ü istihdam ediliyor. Bu oranın genç erkeklerde yüzde 53 iken, genç kadınlarda sadece yüzde 26.7 seviyesinde kalması, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin, bakım emeğinin kadınların üzerine yüklenmesinin ve eğitimden iş hayatına geçişteki ayrımcılığın genç kadınların istihdamını olumsuz etkilediğini açıkça ortaya koyuyor. Güvenceli iş olanaklarının yetersizliği de bu tabloyu daha da ağırlaştırıyor.